Sabahın telaşlı saatlerinde, görme engelli bir çocuğun montunun fermuarını çekmek, ayakkabı bağcığını bağlamak veya bardağına suyunu doldurmak, ebeveyn için sadece birkaç saniyelik bir iştir. Oysa çocuğun bunları kendi başına yapmasını beklemek, dakikalar süren bir sabır sınavına dönüşebilir.
Ancak eğitim bilimindeki “Günlük Yaşam Becerileri” (Activities of Daily Living – ADL) literatürü bize şunu söyler: Görme engelli veya az gören bireyler için günlük yaşam aktivitelerini öğrenmek, günlük rutinlerinde bağımsızlıklarını geliştirmenin çok önemli bir yönüdür (Association for the Blind and Visually Impaired SC, tarih yok). Bu aktiviteler, kişisel hijyen, yemek hazırlama, ev işleri ve ilaç yönetimi gibi günlük yaşamın bir parçası olan çok çeşitli temel görevleri kapsar. Amaç, bireyleri bu günlük görevleri etkili ve güvenli bir şekilde yerine getirmek için gerekli beceri ve stratejilerle donatarak, tatmin edici ve özerk bir yaşam sürmelerini sağlamaktır (Association for the Blind and Visually Impaired SC, tarih yok).
“Öğrenilmiş Çaresizlik” Tuzağı
Martin Seligman’ın psikoloji literatürüne kazandırdığı “Öğrenilmiş Çaresizlik” kavramı, görme engelli çocuklar için ciddi bir risktir. Eğer bir çocuk, suyu döküldüğünde hemen siliniyorsa, yemeği hep ağzına veriliyorsa ve kıyafeti giydiriliyorsa; bir süre sonra “Ben yapamam, başkası benim yerime yapmalı” inancını geliştirir.
Bu döngüyü kırabilmenin yolu, çocuğa “hata yapma lüksü” tanımaktır. Yere dökülen su bir kaza değil, sıvıların fiziğini öğrenme dersidir. Üzerine dökülen yemek bir beceriksizlik değil, kaşık tutma motor becerisinin antrenmanıdır. Erken yaşta ev içi sorumluluk alan (masayı kurmak, kirli sepetine çamaşır atmak vb.) görme engelli çocukların, yetişkinlikte bağımsız yaşam oranları daha yüksektir.
Günlük Yaşamda Mutfak: Duyusal Bir Laboratuvar
Mutfak, görme engelli bir çocuk için evin en tehlikeli değil, en öğretici yeridir. Çünkü yemek yapmak; kimya, matematik, ince motor beceriler ve organizasyon yeteneğinin birleşimidir.
Güvenli bir başlangıç için akademik kaynaklar şu stratejileri önerir:
- Organizasyon ve Sabitlik: Mutfak tezgahındaki her aracın sabit bir yeri olmalıdır. “Kaşıklar çekmecenin en solunda” bilgisi, çocuğa güven verir.
- Saat Yöntemi (Clock Face Method): Tabaktaki yemeğin yerini tarif etmek için evrensel bir dildir. “Pilav saat 3 yönünde, tavuk saat 6 yönünde” demek, çocuğun çatalını rastgele saplamasını engeller ve ona kontrol hissi verir.
- Sıcakla Değil, Soğukla Başlamak: Kesme ve doğrama çalışmaları önce plastik bıçak ve muz gibi yumuşak meyvelerle başlamalıdır. Ocak kullanımına geçmeden önce ise soğuk tencere ile “kulp bulma” ve “karıştırma” provaları yapılmalıdır.
- Yemek Pişirme: Mutfakta güvenli bir şekilde hareket etmek için dokunsal ve işitsel ipuçları kullanılmalıdır. Dokunsal ölçüm özelliğine sahip ölçü kapları ve konuşan mutfak terazileri gibi uyarlanabilir araçlar kullanılabilir (Association for the Blind and Visually Impaired SC, tarih yok).
- Mutfak Düzeni: Yemek pişirirken güvenliği, verimliliği ve bağımsızlığı artırmak için etiketleme, benzer öğeleri gruplandırma ve tutarlı depolama alanları oluşturma gibi düzenli bir mutfak sağlama stratejileri kullanılabilir (Association for the Blind and Visually Impaired SC, tarih yok).
Giyinme ve Kişisel Bakım: “Tersine Zincirleme” Tekniği
Kıyafetini ters giyen veya düğmelerini yanlış ilikleyen bir çocukla karşılaşmak ebeveynleri endişelendirebilir. Ancak bu becerilerin öğretiminde özel eğitimde kullanılan ‘’Tersine Zincirleme” (Backward Chaining) yöntemi hayat kurtarıcıdır.
Bu yöntemde, bir eylemin (örneğin pantolon giymek) tüm basamaklarını ebeveyn yapar, sadece son basamağı (pantolonu yukarı çekmek) çocuğa bırakır. Çocuk başarı hissini tadınca, son iki basamağı yapması istenir. Böylece çocuk, başarısızlık korkusu yaşamadan, tümevarım yöntemiyle beceriyi kazanır (Koenig, 2000). Ayrıca kıyafetlerin etiketlerine dikilecek küçük dokunsal işaretler (örneğin; kare düğme lacivert, yuvarlak düğme siyah) renk uyumu konusunda çocuğun bağımsız karar vermesini sağlar.
Sonuç
Hedefimiz, çocuğun bir şef gibi yemek yapması veya bir asker düzeninde giyinmesi değildir. Hedef; susadığında kimseye muhtaç olmadan suyunu alabilmesi, acıktığında kendine bir sandviç hazırlayabilmesidir.
Ebeveynlerin çocuklarına verebileceği en büyük hediye, “Ben senin için yaparım” cümlesi değil; “Sana nasıl yapacağını gösterebilirim” yaklaşımıdır. Çocuğun bu yaklaşım sayesinde kazanacağı özgüven yetişkinlik çağında onun hayatını kolaylaştıracaktır.
Kaynakça
Association for the Blind and Visually Impaired SC. (tarih yok). Activities of Daily Living. https://www.abvisc.org/adult-services/activities-of-daily-living/ adresinden alındı
Koenig, A. J. (2000). Foundations of Education: Instructional Strategies for Teaching Children and Youths With Visual Impairments . AFB PRESS.

