Görmeyen Çocuklara Umut Olun

Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.

❤️ Bağış Yap

Duyguların Dokunulabilir Hali: Sanat Terapisi, Kil ve Müziğin İyileştirici Gücü

Büyümek, her çocuk için başa çıkılması gereken duygusal zorluklarla dolu bir yolculuktur. Okul koridorlarındaki fısıldaşmalar, anlaşılamama hissi veya ergenliğin getirdiği o yoğun, isimsiz öfke… Gören bir çocuk, iç dünyasındaki bu fırtınaları bazen bir kağıda karaladığı sert çizgilerle, bazen de odasının kapısını çarpıp aynadaki yansımasına saatlerce bakarak dışa vurur. Sanat terapisi, dünyayı dokunarak ve duyarak algılayan bir çocuk için kelimelerin yetersiz kaldığı o ağır duygusal yükleri boşaltmada en büyük destekçidir.

Ebeveynlerin çaresizce sorduğu “Neyin var?” sorusu, genellikle çocuk tarafından “Hiçbir şeyim yok” cevabıyla yanıtlanarak geri döner. İşte tam bu noktada, sanatın o eşsiz, sözsüz ve şefkatli dili devreye girer. Sanat terapisi, sanılanın aksine estetik açıdan “güzel bir eser üretmek” değil; içteki o karanlık kördüğümü kilin, ritmin ve müziğin yardımıyla usulca çözmektir.

Sanat Terapisi

Yetişkinler bir travma veya sıkıntı yaşadıklarında karşılarına bir uzmanı alıp saatlerce dertleşebilirler. Ancak bir çocuğun, özellikle de okulda maruz kaldığı akran dışlanmasını veya görme kaybının yarattığı o derin hüznü analiz edip mantıklı cümlelere dökmesini beklemek gerçekçi değildir. Literatüre göre, görsel sanatlarla uğraşmak, insanların duygularını keşfetmelerini ve hislerini ve fikirlerini yeni yollarla ifade etmelerini teşvik eder (Covey, tarih yok). Kendilerini sözlü olarak ifade etmekte zorlananlar için sanat, duygularını ve hislerini keşfetmeleri için güvenli bir alan yaratır. Çocuk, sözcüklerle ifade edemediği korkusunu bir materyale aktardığında, o duygu artık onun zihnini kemiren soyut bir canavar olmaktan çıkar; masanın üzerinde duran, dokunabildiği ve müdahale edebildiği somut bir nesneye dönüşür.

Bir Deşarj ve İnşa Aracı Olarak Kil

Görsel sanatların görme engelli bir çocuğa hitap etmeyeceği, ebeveynler arasındaki en yaygın yanılgılardan biridir. Oysa sanat sadece fırça ve tuvalden ibaret değildir. Kil, seramik veya oyun hamuru, duyguların üç boyutlu ve tamamen dokunulabilir halidir. Bu nedenle heykel yapımı, görme engelliler için diğer duyuları da harekete geçiren, uygulamalı bir sanat deneyimi sunarak ince motor becerilerini geliştirmeye yardımcı olabilir (Covey, tarih yok).

Çamuru ellerinin arasına alan bir çocuk, aslında hayatında genellikle kontrol edemediği pek çok dış etkene (insanlara, engellere, kurallara) inat, o an o materyale tam anlamıyla hükmeder. Öfkelendiğinde veya zorbalığa uğradığında kili masaya şiddetle vurmak, sıkarak şeklini bozmak tamamen kabul edilebilir, güvenli bir deşarj yöntemidir. Agresyonunu bu şekilde atan çocuk, daha sonra aynı kili avuçlarında yumuşatıp ona yeni bir form verdiğinde, psikolojik sağlamlığını arttırmış olur. Çünkü sanat terapisi, serotonin seviyesini artırarak stresi azaltır ve daha keyifli bir deneyim sunar (Covey, tarih yok). Elleri çamura bulanan o genç, dünyayı sadece algılayan pasif bir alıcı olmaktan çıkar; kendi gerçeğini şekillendiren aktif bir yaratıcıya dönüşür.

Müzik ve Ritim

Toplumda görme engelli bireylerin müziğe doğuştan yatkın olduğu gibi bir kalıp yargı vardır. Buradaki amacımız çocuğu bir virtüöz yapmak değil, müziği onun için performans beklentisi olmayan duygusal bir sığınağa çevirmektir.

Ritim enstrümanları (bateri, djembe, basit bir tef veya sadece masaya vurulan eller), özellikle ifade edilemeyen öfkenin ve ergenlik geriliminin atılmasında muazzam bir terapötik güce sahiptir. Belli bir ritme tüm gücüyle vurmak, çocuğun düzensiz kalp atışlarını regüle eder ve kaygı seviyesini fiziksel olarak düşürür. Bir piyanoya rastgele ama güçlü bir şekilde basmak veya avazı çıktığı kadar bir şarkıya eşlik etmek, aslında “Ben buradayım ve içim içime sığıyor” demenin en gürültülü ama en zararsız yoludur.

Sonuç

Odanın bir köşesine bırakılmış şekilsiz bir kil parçası veya ritim tutabileceği basit bir enstrüman, çocuğunuzun duygusal ilk yardım çantasıdır. Çocuğun ürettiği şeye “Bu neye benzedi?” veya “Doğru notaya mı bastın?” diye sormak, bu iyileşme sürecinin doğasına aykırıdır. O an önemli olan ortaya çıkan eserin nasıl göründüğü veya duyulduğu değil, çocuğun içinden söküp attığı o ağır duygusal yüktür.

Bunlara ek olarak bir sanat projesini tamamlamak, çocuğa öz saygı ve öz güveni artırmak için değerli olan bir başarı duygusu kazandırır (Covey, tarih yok). Çocuk bu başarı duygusunu hissettiğinde, bu onu daha zengin ve üretken bir yaşam sürmeye motive eder (Covey, tarih yok). Yani, sözcüklerin tükendiği anlarda ebeveynlere düşen tek şey sessizce geriye çekilmek ve çocuğun onu rahatlatacak ve duygularını dışa vuracak aktivitelere yönelmesine izin vermektir.

Finansal Okuryazarlık: Para Tanıma ve Güvenli Alışveriş ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz: https://parilti.org.tr/finansal-okuryazarlik-para-tanima-guvenli-alisveris/

Kaynakça

Covey. (tarih yok). Benefits of Art Therapy for Individuals With Disabilities. Covey: https://covey.org/art-therapy/ adresinden alındı