Görmeyen Çocuklara Umut Olun

Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.

❤️ Bağış Yap

Aileler İçin Yerel Yönetimlerle Etkili İletişim ve Hak Svunuculuğu

Evden çıkıp parka giden o kısa yoldaki bozuk kaldırımlar, sarı çizgisi kopmuş bir metro istasyonu veya sinyalizasyon sesi bozulduğu için geçilemeyen o tehlikeli kavşak gibi önemsiz gözüken engeller, görme engelli bireyler için aslında büyük sorun teşkil etmektedir. Çocuğunuzla sokağa çıktığınızda karşılaştığınız bu engeller, genellikle içinizde derin bir öfke ve “Bizi kimse düşünmüyor” şeklinde ağır bir tükenmişlik ve haklarınızın önemsenmediği hissini tetikler. Çoğu zaman, sokağın ortasında kalakalmışken bu engellerin bir gün “birileri tarafından” fark edilip düzeltileceğini umut ederek bekleriz. Oysa demokrasi ve yerel yönetimler mekanizması böyle işlemez.

Haklar, evinde sessizce bekleyenlere değil, sesini sokakta ve resmi kurumlarda doğru bir şekilde duyuranlara teslim edilir. Görme engelli bir çocuğun ebeveyni olmak, sadece çocuğun ödevlerine yardım etmek demek değildir; aynı zamanda sokakta, belediye koridorlarında ve toplum önünde güçlü bir hak savunucusu olmayı öğrenmektir.

Bir Lütuf Değil, Temel Bir Hak

Ailelerin belediyelerle veya yerel otoritelerle iletişim kurarken genellikle düştükleri en büyük psikolojik tuzak, istedikleri hizmeti bir “iyilik” veya “bağış” gibi görmeleridir. Çocuğunuzun o kütüphanedeki Braille kitaplara erişmesi veya o kavşaktaki sesli uyarı sisteminin onarılması bir ayrıcalık değildir. Sosyoloji literatüründe bu duruş, acıma temelli tıbbi modelden çıkıp “Hak Temelli Yaklaşım”a (Rights-Based Approach) geçiş olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler tarafından insani gelişme süreci için normatif olarak uluslararası insan hakları standartlarına dayanan ve uygulamada insan haklarını destekleme ve korumaya yönelik, kavramsal bir çerçeve olarak tanımlanır (Haklara Destek Programı, tarih yok). Gelişim sorunlarının merkezinde yatan eşitsizlikleri analiz etmeyi, ayrımcı uygulamaları ve adil olmayan güç dağılımını düzeltmeyi amaçlar.

Siz, vergilerini tıkır tıkır ödeyen ve şehirdeki herkesle eşit bir vatandaşsınız. Dilekçe yazarken veya bir yetkiliyle görüşürken “Çocuğuma acıyın, çok zorlanıyoruz” tonundan ziyade, “Uluslararası sözleşmelerin ve yasaların bize tanıdığı erişilebilirlik hakkımızı talep ediyoruz” duruşunu sergilemek, haklarınızı bildiğinizi ve talep ettiğinizi daha net bir biçimde gösterir. Öfkelenmeden ama son derece net ve tavizsiz bir dille konuşmak, bürokrasinin en çok saygı duyduğu iletişim biçimidir.

Şikayetten Stratejik Bir Kampanyaya Geçiş

Sadece sosyal medyada bir fotoğraf paylaşıp sitem etmek, anlık bir rahatlama sağlasa da nadiren kalıcı bir çözüm getirir. Etkili savunuculuk, duygusal patlamaları stratejik bir iş takibine dönüştürmekle mümkün olur. Bir sorun tespit ettiğinizde, sadece “Burada çukur var” demek yerine, masaya her zaman bir çözüm önerisiyle gidin.

Doğru makamı (Örneğin, belediyenin Beyaz Masa birimini veya Ulaşım Daire Başkanlığını) bulun. Sorunu fotoğraflayın, yasal dayanakları belirterek resmi bir dilekçe verin ve o çok kritik olan “evrak kayıt numarasını” mutlaka alın. İşin sırrı o numaranın peşine düşmektedir. Dahası, bu yolda yalnız yürümeyin. Parıltı Derneği gibi arkanızda duran sivil toplum kuruluşlarını, mahalledeki diğer ebeveynleri yanınıza alarak o dilekçeyi çoğaltın. Tek bir ebeveynin sesi bir sitemdir, ama yüz ebeveynin organize sesi, hiçbir belediye başkanının görmezden gelemeyeceği inkar edilemez bir kamuoyu baskısıdır.

Mikrofonun Asıl Sahibine Devri

Savunuculuğun en vurucu, en kalıcı ve dönüştürücü aşaması ise sürece çocuğun bizzat kendisini dahil etmektir. Bir bürokratın odasına gidildiğinde, konuşmayı baştan sona sizin yapmanız, çocuğun omuzlarındaki “yardıma muhtaç” etiketini pekiştirir. Bırakın o koltukta çocuğunuz konuşsun. “Okula giderken o yoldan kendi başıma, kimsenin koluna girmeden yürümek istiyorum ama o elektrik direği tam sarı çizginin üstünde olduğu için başımı çarpıyorum” diyen on yaşındaki bir çocuğun net talebi, sayfalar dolusu resmi yazışmadan bin kat daha güçlü bir etki yaratır. Bu deneyim, aynı zamanda çocuğunuza kendini savunmayı öğreten muazzam bir hayat dersidir.

Sonuç

Sizin bugün inatla, defalarca takip ederek o sokağa taktırdığınız o küçücük sesli trafik ışığı, yarın oradan geçecek olan ve hiç tanımadığınız yaşlı bir amcanın veya dikkati dağınık bir gencin de hayatını kolaylaştıracaktır. Savunuculuk tam olarak böyledir; kendi çocuğunuzun özgürlüğü için attığınız o adımlar, aslında bütün bir şehri uyandıran ve iyileştiren devasa bir dalganın ta kendisidir.

Görme Engelli Çocuklar İçin Afet Bilinci ve Tahliye Planları ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz: https://parilti.org.tr/gorme-engelli-cocuklar-icin-afet-bilinci/

Kaynakça

Haklara Destek Programı. (tarih yok). Hak Temelli Yaklaşım. Haklara Destek: https://www.haklaradestek.org/tr/hak-temelli-yaklasim adresinden alındı