Görmeyen Çocuklara Umut Olun
Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.
❤️ Bağış Yap
Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.
❤️ Bağış Yap
Akıllı telefonlar ve bilgisayarlar, görme engelli bir genç için sıradan teknolojik aletler değil; dünyaya açılan eşitlikçi birer köprüdür. Ancak bu teknolojilerden yararlanırken, dijital mahremiyet kavramını da gözetmek gerekir. Ekran okuyucular sayesinde kütüphaneler dolusu bilgi parmak uçlarına gelir, mesajlaşma uygulamaları akranlarıyla o devasa sosyal bağı kurar. Gelişen teknoloji ve erişilebilirlik düzenlemeleri ile birlikte birçok sosyal medya platformu dijital ortamlarını daha erişilebilir hale getirmek için çalışmalar yapmaktadır (BrailleWorks, 2022).
Ancak internet dediğimiz bu uçsuz bucaksız dijital ortam, her ne kadar erişilebilir hale gelmiş olsa da, ne yazık ki doğası gereği tehlikelerle doludur. Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun sokakta elini bırakmadığınız o korumacı günlerden, odasının kapısı kapalıyken tüm dünyayla iletişim kurduğu bu yeni evreye geçiş yapmak son derece ürkütücü olabilir. Gençler dijital ortamlarda bağımsızlıklarını ilan ederken, “görsel eksikliğin” yarattığı bazı sinsi mahremiyet boşlukları genellikle gözden kaçabilir.
Sosyal medya, ergenlik dönemindeki bir gencin varoluş sahnesidir. Fotoğraf ve video paylaşmak, “Ben de buradayım ve sizinle aynı dili konuşuyorum” demenin dijital yoludur. Ancak görme engelli bir genç, ön kamerasını açıp bir “selfie” çektiğinde, odak noktası genellikle sadece kendi yüzüdür.
Peki ya kadrajın geri kalanı? Ekran okuyucu yazılımlar; ekrandaki metni, hatta yapay zeka desteğiyle fotoğraftaki “gülümseyen bir yüzü” kusursuzca betimleyebilir. Ne var ki bu yazılımlar, arka planda dağınık duran bir çamaşırı, aynadan yansıyan bir yatak odası detayını veya masanın üzerinde kalmış ve üzerinde ev adresinin yazdığı bir kargo paketini her zaman filtreleyemez. Bu tür “istem dışı ifşalar”, gençleri siber zorbaların veya kötü niyetli kişilerin radarına sokabilir. Çocuğunuza sosyal medyada paylaşım yapmadan önce, kameranın açısını sadece kendine değil, “mekana” göre de nasıl hizalayacağını ve paylaşım öncesi arka planı güvendiği birine (veya gelişmiş betimleme uygulamalarına) nasıl teyit ettireceğini öğretmek, ilk ve en kritik dijital güvenlik kuralıdır.
Ev dışında, bir kafede veya okul koridorunda cep telefonu kullanırken gören bir birey ekranını hafifçe eğererek mahremiyetini korur. Görme engelli bir bireyin mahremiyeti ise “seste” gizlidir.
Ekran okuyucuyu hoparlör modunda, dışarıya ses vererek kullanmak; gelen özel bir mesajın, girilen bir şifrenin veya banka hesap bakiyesinin o an o ortamdaki herkes tarafından duyulması demektir. Literatürde “işitsel omuz sörfü” (auditory shoulder surfing) olarak bilinen bu durum, basit bir dikkatsizlik değil, ciddi bir güvenlik ihlalidir. Çocuğunuzun çantasından ve cebinden asla ayırmayacağı kaliteli bir kulaklık, sadece müziğe değil, onun siber güvenliğe ve dijital gizliliğe sahip olması açısından önemlidir.
Oltalama, sahte e-postalar, kısa mesajlar ve web sayfaları kullanarak kişisel veya kurumsal bilgileri elde etmeyi amaçlayan yöntemlerdir (Koç Üniversitesi, tarih yok). Dolandırıcıların gönderdiği sahte bir banka e-postasını veya zararlı bir linki ele alalım. Gören bir kullanıcı, sahte sitenin logosundaki ufacık bir renk değişiminden veya tasarım hatasından şüphelenip tuzağa düşmekten kurtulabilir. Görme engelli bir genç ise, sadece metni dinlediği için bu görsel ipuçlarından mahrumdur.
Dahası, siber zorbalık sadece yazılı hakaretlerden ibaret değildir. Görme engelli bir gencin fotoğrafının alınıp üzerine kırıcı bir metin (caps/meme) yazılarak paylaşılması, gencin bizzat kendisi o görseli ekran okuyucuyla tam çözemese bile, çevresindeki fısıldaşmalarla hissedeceği ağır bir travmadır. Bu noktada ailenin görevi, polis hafiyesi gibi gencin telefonunu karıştırmak değil; “İnternette seni rahatsız eden, anlamlandıramadığın veya şüpheli bulduğun her şeyi benimle yargılanmadan paylaşabilirsin” güvenini vermektir.
İnternetin fişini çekmek veya yasaklar koymak, bir genci tehlikelerden korumaz; sadece onun bu tehlikelerle sizden gizli yüzleşmesine neden olur. Çocuğunuza dijital dünyada nasıl güvenle yürüyeceğini, şifrelerini nasıl koruyacağını ve kimlere “hayır” diyeceğini öğretmek, ona sokağa çıkarken beyaz baston kullanmayı öğretmek kadar elzemdir. Cihazlar akıllandıkça, çocuklarımızın da o dijital sokaklarda dolaşırken çok daha akıllı ve donanımlı olması gerekir.
Görme Engelli Bireylere Yardım Ederken Yaşanan İletişim Sorunları ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz: https://parilti.org.tr/gorme-engelli-bireylere-yardimda-iletisim-sorunlari/
BrailleWorks. (2022, Mart 3). Social Media for the Visually Impaired. BrailleWorks: https://brailleworks.com/social-media-for-the-visually-impaired/ adresinden alındı
Koç Üniversitesi. (tarih yok). Oltalama Saldırısı Nedir? Koç Üniversitesi Bilgi Teknolojileri: https://it.ku.edu.tr/oltalama-saldirisi-nedir/ adresinden alındı