Görmeyen Çocuklara Umut Olun
Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.
❤️ Bağış Yap
Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.
❤️ Bağış Yap
Seyahat etmek, valizlerin tatlı telaşı ve yeni yerler keşfetmenin heyecanıyla dolu eşsiz bir deneyimdir. Ancak görme engelli bir çocuğun ebeveyniyseniz, “tatil” kelimesi genellikle kafanızda dinlenmekten ziyade, bilinmezliklerle dolu devasa bir stres topuna dönüşür. Uğultulu ve karmaşık havalimanları, eşyaların yerinin sürekli değiştiği yabancı otel odaları ve kalabalık caddeler… Aileler sırf bu kaosu yaşamamak için çoğu zaman evde kalmayı veya yıllarca o bildik, aşina oldukları tesise gitmeyi tercih ederler. Oysa seyahat etmek, çocuğun dünyayı zihninde genişletmesinin ve kendi esnekliğini test etmesinin en güçlü yoludur. Bu süreci yorucu bir hayatta kalma mücadelesinden çıkarıp, her adımın bağımsızlığı pekiştirdiği eğlenceli bir keşfe dönüştürmek, tamamen doğru bir ön planlamaya dayanır.
Havalimanları, anons seslerinin valiz tekerleklerine karıştığı, herkesin acele ettiği ve yön bulmanın işitsel olarak neredeyse imkansızlaştığı mekanlardır. Çoğu ebeveyn bu ortamda havayolundan “asistanlık hizmeti” talep eder. Ancak burada çok sık yaşanan ve çocuğu pasifleştiren bir durum vardır: Görevliler genellikle görme engelli bireyi bir tekerlekli sandalyeye oturtmaya veya onu yönlendirmek yerine kolundan çekiştirmeye çalışırlar. Bu noktada çocuğunuzun hakkını savunmak ve asistana “Rehberli yürüme (sighted guide) tekniğini kullanacağız, çocuğum sizin dirseğinize tutunarak kendi adımlarıyla yürüyecek” demek, onun beden bütünlüğüne duyduğunuz saygının ilk göstergesidir.
Son yıllarda dünyada ve ülkemizdeki pek çok havalimanında hızla yaygınlaşan “Görünmez Engellilik Ayçiçeği Yaka Kartı” (Sunflower Lanyard) uygulaması tam da bu stresli anlar için kurtarıcıdır. Ayçiçeği Yaka Kartı uygulaması, görünmeyen farklılıklara sahip bireyleri çalışanlara görünür kılarak onlara ihtiyaçları olduğu noktada daha hızlı destek olabilmeye olanak tanımaktadır (Ayçiçeği Yaka Kartı, tarih yok).
Çocuğunuzun boynuna taktığı bu yeşil zemin üzerine sarı ayçiçekli kart, güvenlik görevlilerine veya uçuş ekibine sessizce şu hayati mesajı verir: “Benim dışarıdan ilk bakışta fark edilmeyen bir hassasiyetim var, bana biraz daha fazla zaman, sabır ve açık iletişim sunun.” Bu kart, kalabalığı yarmadan ve çocuğunuzu gereksiz yere strese sokmadan güvenlik noktalarından geçiş yapmanızı sağlayan muazzam, sessiz bir haktır.
Tatil beldesine vardınız ve odanızın kapısını açtınız. Ebeveynlerin o anki ilk refleksi genellikle hemen valizleri açıp eşyaları dolaplara yerleştirmektir. Lütfen durun ve valizleri kapının kenarına bırakın. Odanın içindeki o ilk 15 dakika, çocuğunuzun tatil boyunca yaşayacağı mekansal bağımsızlık için her şeyden daha önemlidir.
Yeni bir mekanı tanımak için oryantasyon literatüründe “çevreleme” (perimeter search) adı verilen temel bir teknik kullanılır. Çocuğunuzla birlikte kapıdan başlayarak odanın duvarlarını sırayla elinizle takip edin. “Bak, kapının hemen sağında banyo var. Banyodan çıkıp duvarı takip edersen masaya, ondan sonra da kendi yatağına ulaşıyorsun.” Çocuğun bu zihinsel haritayı (mental mapping) kendi adımlarıyla çıkarmasına, sivri köşeli sehpaların yerini parmaklarıyla keşfetmesine izin verin. Banyo kapısının koluna bağlayacağınız küçük bir kurdele veya kendi yatağının kenarına bırakacağınız evden gelme tanıdık bir yastık, odayı saniyeler içinde yabancı bir mekandan “güvenli ve tanıdık bir bölgeye” çevirecektir.
Bir tatil sadece müzelerdeki eserlere veya gün batımı manzarasına bakmaktan ibaret değildir. Görme engelli bir çocuk için seyahat; yeni bir şehrin kokusu, farklı bir iklimin tenindeki hissi ve yabancı sokakların akustik yankısıdır. Onu plaja götürdüğünüzde sadece “Deniz ne kadar güzel” demek yerine, kumun kuru ve ıslak halleri arasındaki doku farkını incelemesini, dalgaların ritmini dinleyerek suyun ne kadar uzakta olduğunu tahmin etmesini teşvik edin. Tatil anılarını sadece fotoğraflanan “görsel” bir albümden çıkarıp, “çok duyulu” bir deneyime dönüştürdüğünüzde, çocuğunuz o şehri aslında manzaraya hızla bakıp geçen pek çok turistten çok daha derinlemesine yaşamış olur.
Seyahat etmek, beklenmedik sürprizleri de beraberinde getirir. Uçak rötar yapabilir, valizler geç gelebilir. Çocuğunuzu bu sürprizlerden korumaya çalışıp stres olmak yerine, bu krizleri birlikte nasıl yöneteceğinizi ona yaşatarak gösterin. Havalimanında güvenle atılan o ilk adımlar, ileride kendi başına okyanusları aşacak bir gence cesaret verir. Bavullarınızı kaygıyla ve korkuyla değil; dünyayı parmak uçlarıyla, seslerle ve kokularla keşfedecek bir kaşifin heyecanıyla toplayın.
Görme Engelli Gençler İçin Dijital Mahremiyet ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz: https://parilti.org.tr/gorme-engelli-gencler-icin-dijital-mahremiyet/
Ayçiçeği Yaka Kartı. (tarih yok). İstanbul Airport: https://www.istairport.com/ucuslar/havalimani-rehberleri/iga-yanimda-erisilebilirlik/erisilebilirlik/aycicegi-yaka-karti adresinden alındı
Yüksek, F. (2022, Haziran 13). Görme Engelliler Nasıl Seyahat Eder? BlindLook: https://blindlook.com/blogs/g%C3%B6rme-engelliler-nas%C4%B1l-seyahat-eder adresinden alındı