Görmeyen Çocuklara Umut Olun

Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.

❤️ Bağış Yap

Geniş Ailede Tutum Birliği Sağlamak

Geniş aile yapısı, özellikle zorlu yaşam olaylarında ebeveynlerin sırtını dayayabileceği en güvenli limandır. Görme engelli bir çocuk dünyaya geldiğinde, bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışanlar yalnızca anne ve baba değildir; evdeki bu yeni gerçeklik, büyükanne ve büyükbabalar için de yeni bir deneyimdir. Torunlarına duydukları uçsuz bucaksız sevgi ve zaman zaman hissettikleri çaresizlik duygusu, aile içinde adeta “iki farklı eğitim sisteminin” oluşmasına zemin hazırlayabilir. Ebeveynler çocuğa bağımsız yaşam becerileri kazandırmak için uğraşırken, büyüklerin “kıyamama” güdüsüyle sergiledikleri korumacı tavırlar, çocuğun zihninde derin çelişkiler yaratır. Bu durum, literatürde aile sistemleri yaklaşımıyla incelenen ve yönetilmesi gereken hassas bir krizdir.

Aşırı Merhametin Bağımsızlığa Gölge Düşürmesi

Büyükanne ve büyükbabalar, doğaları gereği torunlarını şımartma ve onların hayatını kolaylaştırma eğilimindedir. Ancak söz konusu görme engelli bir çocuk olduğunda, bu masum şımartma isteği genellikle aşırı merhamet göstermeye neden oluyor. “O zaten göremiyor, bari yorulmasın” veya “Benim elim varken o neden kendi yemeğini dökerek yesin?” düşüncesi, evin içine görünmez bir duvar örer.

Anne ve baba haftalarca uğraşarak çocuğa “kendi montunu giyme” veya “suyunu bardağa kendi doldurma” becerisini kazandırır. Ama geniş aile çerçevesinde baktığımızda, bir pazar kahvaltısında anneannenin “Ver yavrum ben giydiririm” demesiyle bu beceri saniyeler içinde sıfırlanabilir. Bu durum, çocuğu “Öğrenilmiş Çaresizlik” döngüsüne iter . Öğrenilmiş çaresizlik terimi, bir organizmanın davranışlarıyla olumsuz bir sonucu kontrol edebileceği halde, bu sonucu kontrol etmek için gereken davranışları yapmaması ya da bu davranışları öğrenmede yetersiz kalması olarak tanımlanabilir. Takınılan bu tutum asıl büyük hasarı ise ebeveynlerin otoritesinde yaratır (Hovardaoğlu).

Çift Mesajın Çocuktaki Yankısı

Çocuklar, özellikle duyusal açıkları olan çocuklar, çevrelerindeki sosyal dinamikleri okumada inanılmaz derecede zekidirler. Kimin sınırlarının esnek, kimin kurallarının katı olduğunu hızla analiz ederler. Evde tutum birliği olmadığında çocuk şu mesajı alır: “Annem ve babam benim bir şeyleri tek başıma yapmamı istiyor, demek ki ben zorlanmalıyım. Ama dedem her şeyi benim yerime yapıyor, demek ki aslında ben bunları yapamayabilirim.”

Bu kafa karışıklığı, çocuğun bağımsızlık çabasını sabote eder. Zorlandığı ilk anda pes edip “Nasılsa benim yerime yapacak biri var” kolaycılığına kaçar. Anne ve babanın birbirleriyle tutarlı olması suistimal için fırsat kollayabilen çocuklara öz disiplin ve sorumluluk kazandırmada etkili olacaktır (ARSLANTAŞ, tarih yok). Ancak daha geniş aileye sahip olan evlerde aile büyüklerinin de tutarlıktan payını alıp ‘dile benden ne dilersen’ tutumlarından vazgeçip torununa fayda sağlayacak yöntemleri benimsemesi gerekmektedir (ARSLANTAŞ, tarih yok).

Geniş Ailede Şefkati Eğitime Dönüştürme

Peki, aile büyüklerini kırmadan, onların tecrübelerine saygısızlık etmeden bu tutum birliği nasıl sağlanır? Özel eğitim uzmanları, büyükleri “sorunun” değil, “çözümün” bir parçası yapmayı önerir.

  1. Suçlamak Yerine Hedefe Ortak Etmek: “Sen böyle yaparak çocuğu mahvediyorsun” demek savunma mekanizmalarını tetikler. Bunun yerine çocuğun başarılarını öne çıkarmak gerekir. “Baba, bak Ayşe artık kendi çorbasını nasıl dökmeden içiyor, senin torunun ne kadar büyüdü gör!” yaklaşımı, büyükbabanın merhametini gurura dönüştürür.
  2. Sınırları Net Çizmek: Büyüklerin eve geldiği zamanlar için net ama sevgi dolu kurallar koyulmalıdır. “Montunu biz giydirmiyoruz ama istersen ona bugün sen kitap okuyabilirsin” diyerek, o yoğun sevgiyi çocuğun bağımsızlığına zarar vermeyecek (örneğin; betimleyerek masal anlatma, birlikte şarkı söyleme) alanlara kanalize etmek gerekir.
  3. Onları da Eğitmek: Bazen büyüklerin müdahalesinin ardında yatan neden nasıl davranacaklarını bilmemeleridir. Bastonun nasıl tutulduğunu, yemek masasında saat yönü kuralının ne olduğunu onlara da öğretmek, kendilerini yetkin ve ekibin bir parçası hissetmelerini sağlar.

Sonuç

Görme engelli bir çocuğu büyütmek, sadece anne ve babanın değil, bütün ailenin birlikte çalışması gereken bir sorumluluktur. Ancak bütün ailenin aynı tutarlılığı ve davranış biçimini sergilemesi son derece önemlidir.  Büyükanne ve büyükbabaların şefkati, ancak çocuğun kendi ayakları üzerinde durmasına izin verildiğinde gerçek bir sevgiye dönüşür. Bir çocuğa yapılabilecek en büyük iyilik, ona kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceği bir gelecek inşa edebilmektir.

Az gören çocuğun görsel yorgunluk yönetimi ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz: https://parilti.org.tr/az-goren-cocugun-gorsel-yorgunluk-yonetimi/

Kaynakça

ARSLANTAŞ, D. Ö. (tarih yok). ÖZEL EĞITIMDE ANNE, BABA, ÖĞRETMEN, KARDEŞ VE ARKADAŞ OLMAK. Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı: https://www.sobe.org.tr/haber-duyuru/ozel-egitimde-anne-baba-ogretmen-kardes-ve-arkadas-olmak adresinden alındı

Hovardaoğlu, D. S. (tarih yok). Öğrenilmiş Çaresizlik Modeli. Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü.