Kardeşlik ilişkisi, bir bireyin yaşamı boyunca sahip olacağı en uzun süreli ve en dinamik sosyal bağlardan biridir. Ancak aileye katılan bireylerden birinin görme yetersizliğine sahip olması, bu doğal ilişkinin dinamiklerini değiştirir. Bir çocuğun dünyayı görsel, diğerinin ise dokunsal ve işitsel olarak algılaması, iletişimde ve oyunda bir ‘tercüme’ ihtiyacı doğurur. Ebeveynlerin karşılaşabileceği en büyük zorluk; görme engelli çocuğun ihtiyaçlarını karşılarken, gören veya az gören diğer çocuğun duygusal ihmale uğramamasını sağlamaktır. Literatürde ‘Cam Çocuk’ sendromu olarak geçen bu durumu özel ihtiyaçları olan veya kronik hastalığı bulunan kardeşine odaklanılması nedeniyle sıklıkla göz ardı edilen veya ihmal edilen bir çocuğun tanımlanması olarak açıklayabiliriz (Nygaard, 2024).
Duygusal Dengeler
Görme engelli bir çocuğun bakımı; doktor randevuları, rehabilitasyon süreçleri ve günlük yaşam becerilerinin öğretimi nedeniyle ebeveynin zamanının büyük bir kısmını talep eder. Gören çocuk için bu durum, genellikle “kıskançlık” olarak etiketlense de, aslında temelde bir “adalet ve görünürlük arayışı” yatmaktadır. Yapılan çalışmalarda ebeveynlerin engel durumuna yaklaşımının ve algıladığı stresin çocuklara da yansıtıldığını, ve bu durumun engelli kardeşi olan çocukların uyumunu etkilediğini göstermektedir (Pak, 2020). Ancak ebeveynler çocuklarının engeli ile etkin bir şekilde başa çıktıklarında ve tutarlı ebeveynlik becerileri sergilediğinde kardeşler de olumlu yönde etkilenmektedir (Pak, 2020). Bu nedenle ebeveynlerden engelli çocuğu kayırma yerine tutarlı ebeveynlik becerileri sergilemeleri beklenir ve bu tutarlılığın sağlanması hem çocukların bireysel psikolojileri için hem de aralarında gelişen bağ için çok önemlidir.
Çocuklar, ebeveyn ilgisinin niceliğini sevginin ölçüsü olarak algılama eğilimindedir. Gören çocuk, kendi başarılarının (örneğin; tek başına giyinmek veya ödevini yapmak) “zaten olması gereken” bir durum olarak görülüp takdir edilmediğini, ancak görme engelli çocuğun en ufak başarısının büyük bir kutlamaya dönüştüğünü düşünebilir. Bu noktada ebeveynlerin, “eşitlik” yerine “hakkaniyet” ilkesini benimsemesi gerekir. Her çocuğun ihtiyacına göre ilgi göstermek, ancak gören çocuğa da sadece ona ait, bölünmemiş “özel zamanlar” ayırmak bu gerilimi azaltan en etkili stratejidir (Meyer ve Vadasy, 2008).
“Üçüncü Ebeveyn” Tuzağı
Kültürel kodlarımızda kardeşlerin birbirini koruması yüceltilen bir davranıştır. Ancak görme engelli bir çocuğun kardeşi söz konusu olduğunda, bu durum gören çocuğun üzerine taşıyamayacağı bir sorumluluk yükleyebilir. Literatürde “ebeveynleşme” (parentification) olarak geçen bu durum, gören çocuğun kendini, engelli çocuğun güvenliğinden sorumlu “küçük bir ebeveyn” gibi hissetmesidir. Çalışmalarda görüldüğü üzere engelli kardeşi olan çocukların kardeşlerine günlük ortalama 40 dakikalarını ayırdıkları belirlenmiştir (Pak, 2020). Engelli kardeşi olan çocuklar kardeşlerinin bakım sorumluluğunu paylaşmakta, bu durum sosyal gelişimlerine ket vurarak bağımsızlıklarını azaltmakta, çeşitli kültürel ve sportif faaliyetlerden mahrum bırakmakta, kardeşler tarafından duygusal bir stresör olarak algılanmaktadır (Pak, 2020).
Kardeşin sürekli yardım eden, elinden tutan, eşyalarını getiren taraf olması, iki çocuk arasındaki arkadaşlık ilişkisini bozar ve yerine bir bakıcı ilişkisi kurar. Bu durum, görme engelli çocuğun bağımsızlaşmasını engellerken, gören çocuğun da çocukluğunu yaşamasına engel olur. Sağlıklı olan; yardımın sadece gerekli olduğunda ve bir oyun arkadaşlığı çerçevesinde sunulmasıdır (Powell ve Gallagher, 1993).
Birlikte Oyun Önerileri
Oyun, çocukların ortak dilidir. Görme engelli ve gören çocukların oyunlarında amaç, gören çocuğun avantajını minimize ederek “duyusal eşitlik” sağlamaktır. İşte bu dengeyi kuracak bazı akademik ve pratik öneriler:
- İşitsel Hafıza ve Takip Oyunları: Görme duyusunun devre dışı kaldığı oyunlar, rekabeti eşitler. Örneğin; evdeki farklı nesnelerin seslerini kaydetip “Bu hangi ses?” oyunu oynamak veya ses çıkaran bir top ile karşılıklı paslaşmak (Goalball benzeri) her iki çocuğu da aktif kılar.
- Dokunsal Bloklar ve Rol Yapma: Gören çocuğun görsel olarak inşa ettiği kuleyi, görme engelli çocuk dokunarak algılayabilir. Ancak daha kapsayıcı olanı, “dokunsal hikaye anlatıcılığıdır”. Farklı dokulardaki kumaşlar, kutular ve oyuncaklar kullanılarak kurulan bir “bakkal” veya “uzay gemisi” senaryosunda, görsellikten çok diyalog ve doku ön plandadır.
- Sıra Alma ve Liderlik Değişimi: Oyunlarda liderlik rolü dönüşümlü olmalıdır. Bir oyunda gören çocuk “betimleyici” olup çevreyi anlatırken, diğer oyunda görme engelli çocuk “ses kaynağı” olup kardeşi sese yönlendirmelidir. Bu, güç dengesini korur (Lobato, 1990).
Kaynakça
Lobato, D. J. (1990). Brothers, Sisters, and Special Needs: Information and Activities for Helping Young Siblings of Children with Chronic Illnesses and Developmental Disabilities. Paul H. Brookes Publishing.
Meyer, D., Holl, E., & Vadasy, P. (2008). Sibshops: Workshops for Siblings of Children with Special Needs. Paul H. Brookes Publishing.
Nygaard, A. (2024, Mart 28). Cam Çocuk: Göz Ardı Edilen Kardeşler ve Ebeveynleri İçin 11+ İpucu. SANDSTONE CARE: https://www.sandstonecare.com/blog/glass-child/ adresinden alındı
Pak, M. (2020). Engelli Kardeşi Olan Çocukların Anneleri ile İlişkileri Üzerine Bir Alan Çalışması. Turk J Child Adolesc Ment Health .
Powell, T., & Gallagher, P. (1993). Brothers and Sisters: A Special Part of Exceptional Families. Paul H. Brookes Publishing.

