Görmeyen Çocuklara Umut Olun

Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.

❤️ Bağış Yap

Okulda Akran Zorbalığı ve Psikolojik Sağlamlık

Okul bahçesi, çocukların gerçek hayatın provasını yaptığı gürültülü, hareketli ve çoğu zaman da acımasız bir arenadır. Ergenliğin o kaotik doğası içinde akran zorbalığı, her zaman fiziksel bir itiş kakıştan veya açık bir hakaretten ibaret değildir. Bazen yanından fısıldaşarak geçilen bir grup, bazen oyun dışında bırakılmanın o ağır ve soğuk sessizliğidir. Görme engelli bir genç için bu sessizlik veya anlamsız fısıltılar çok daha yıpratıcı bir belirsizlik taşır.

Çocuğunu o okul kapısından içeri uğurlayan her ebeveynin en büyük hayali, onu görünmez bir fanusa koyup tüm kötülüklerden korumaktır. Ancak hayatın gerçeği bundan biraz daha farklıdır: Gerçek koruma o fanusu inşa etmek değil; çocuğun içine o sarsılmaz psikolojik sağlamlık (resilience) kalkanını yerleştirmektir. Peki, görsel ipuçlarının akran iletişiminde bu denli önemli olduğu bir yaş grubunda, görme engelli bir gence dışlanma ve baskı karşısında kendisini savunmayı nasıl öğretiriz?

Zorbalığın Doğasını Çözümlemek ve Kabul

Ergenlikte bir gruba ait olma arzusu o kadar baskındır ki, birçok görme engelli genç sırf “farklı” damgası yememek için beyaz bastonunu okul çantasının en dibine saklar veya sınıfta ekran okuyucusunu kullanmaktan utanır. Kendi gerçeğini gizlemeye çalışmak, aslında zorbalara ve akran baskısına açılan en tehlikeli kapıdır.

Gören çocuklar genellikle farklı olanı dışlayarak kendi içlerindeki güvensizliği ve korkuyu bastırmaya çalışırlar. Çocuğunuza öğretmeniz gereken ilk ve en hayati zihinsel kural şudur: “Sana kötü davranmaları veya seni dışlamaları senin eksikliğinden değil; onların farklılıklarla nasıl başa çıkacaklarını bilmemelerinden kaynaklanıyor.” Literatür, zorbalığa uğrayan engelli çocukların durumu kendi yetersizliklerine (Örn: “Görmediğim için beni istemiyorlar”) bağladıklarında depresyona çok daha hızlı sürüklendiğini gösterir (Pinquart, 2017). Çocuğunuzun bu içsel anlatıyı değiştirmesine yardım edin. Zorbalığı kişiselleştirmemek, psikolojik sağlamlığın ilk ve en önemli adımıdır.

Sözsüz Savunma: Beden Dilinin Otoritesi

Akran zorbaları, genellikle tepki vermeyen, başı önde yürüyen ve kurban duruşu sergileyen çocukları hedef seçerler. Görme engelli bir genç, karşısındakinin alaycı bakışlarını göremeyebilir ancak dik bir omuz, yere sağlam basan ayaklar ve net bir ses tonuyla o görünmez bakışları anında kırabilir.

Çocuğunuza, birisi onu rahatsız ettiğinde veya sınırlarını aştığında içine kapanmak yerine, sesin geldiği yöne doğru başını dikleştirerek “Benimle bu ses tonuyla konuşamazsın” demeyi öğretin. Beden duruşu (postür) sadece dışarıya verilen bir mesaj değil, aynı zamanda beynin kendi kendine “Ben güçlüyüm ve buradayım” deme şeklidir (Sacks ve Wolffe, 2006). Evdeki güvenli ortamda yapacağınız küçük canlandırmalar, o dik duruşu çocuğun kas hafızasına işleyecek ve kriz anında otomatik olarak devreye girmesini sağlayacaktır.

Kurtarıcı Değil, Kılavuz Olmak

Ebeveynlerin en büyük içgüdüsü, çocuklarının canı yandığında hızla okula koşup zorba çocuğu veya ebeveynini bulmaktır. Ancak siz her krizde onu kurtarmaya gittiğinizde, çocuğunuza aslında “Sen kendini tek başına savunamazsın, bana muhtaçsın” mesajını verirsiniz.

Elbette fiziksel veya şiddetli bir sistematik zorbalıkta okul yönetimi devreye girmelidir; ancak günlük dışlanmalar ve mikro-saldırılar karşısında çocuğu kendi sorununu çözmesi için donatmalısınız. Akşam yemeğinde ona “Bugün o olay olduğunda sence ne söyleseydin kendini daha güçlü hissederdin?” diye sorun. Çözümü onun bulmasına izin verin.

Sonuç

Psikolojik sağlamlık doğuştan gelen sihirli bir yetenek değil, düşüp kalktıkça sertleşen ve güçlenen bir deri gibidir. Okul koridorlarında yaşanan o üzücü olaylar, aslında çocuğunuzun ileride, yetişkinlik hayatında karşılaşacağı adaletsizliklere karşı yaptığı birer idmandır. Ona acıyarak değil, içindeki başa çıkma gücüne inanarak rehberlik ettiğinizde; elindeki beyaz baston sadece yolunu bulan bir araca değil, kendi sınırlarını çizen ve taviz vermeyen çok güçlü bir karaktere dönüşür. Ayrıca unutulmamalıdır ki, çocuğunuz etrafında onunla sosyal bağlar kurabilecek başka çocuklarla da birliktedir. Bu sosyal bağlar, iki taraf için de karşılıklı empati ve farkındalığı güçlendirecek çok önemli bir araçtır.

Bizim Evde Oyun Var: Gören Arkadaşları Eve Davet Etmenin İncelikleri ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz: https://parilti.org.tr/goren-arkadaslari-eve-davet-etmenin-incelikleri/

Kaynakça

Pinquart, M. (2017). Systematic Review: Bullying Involvement of Children with and without Chronic Physical Illness and/or Physical/Sensory Disability. Epidemiologic Reviews. https://www.researchgate.net/publication/309492150_Systematic_Review_Bullying_Involvement_of_Children_With_and_Without_Chronic_Physical_Illness_andor_PhysicalSensory_Disability-a_Meta-Analytic_Comparison_With_HealthyNondisabled_Peers

Sacks, S., & Wolffe, K. (2006). Teaching Social Skills to Students with Visual Impairments. AFB Press.