Görmeyen Çocuklara Umut Olun
Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.
❤️ Bağış Yap
Parıltı Görmeyen Çocuklara Destek Derneği olarak, görme engelli çocuklarımızın eğitimine ve bağımsız yaşamlarına katkı sağlıyoruz.
❤️ Bağış Yap
İletişim denildiğinde aklımıza genellikle kurduğumuz cümleler veya kelime dağarcığımız gelir. Oysa iletişim araştırmaları, karşımızdaki insana aktardığımız mesajın çok büyük bir kısmının kelimelerden değil; ses tonumuzdan, duruşumuzdan, jest ve mimiklerimizden oluştuğunu ortaya koymaktadır. Bu jest ve mimikler bütününü sözsüz iletişim olarak sınıflandırabiliriz. Sözsüz iletişim becerileri, kelimeler kullanılmadan iletişim kurabilme yeteneğini ifade eder (İndeks İletişim, 2024). Gören bir çocuk, başkalarının nasıl gülümsediğini, onaylamak için başını nasıl salladığını veya dinlerken yüzünü nasıl konuşana döndüğünü etrafını gözlemleyerek tesadüfi bir şekilde öğrenir. Ancak görme engelli bir çocuk için bu sözsüz dil, açıkça öğretilmedikçe erişilmez olarak kalır.
Birisi sizinle konuşurken yere, havaya veya bambaşka bir yöne bakıyorsa, muhtemelen sizi dinlemediğini veya önemsemediğini düşünürsünüz. Görme engelli çocuklar, sesin her yönden duyulabileceğini bildikleri için konuşan kişiye fiziksel olarak dönme ihtiyacı hissetmeyebilirler. Ancak gören dünya için “yüzü dönmek”, iletişimin başladığının açık bir göstergesidir.
Bu alışkanlığı kazandırmak için çocuğa sürekli “Bana bak!” demek yerine, sesin kaynağına yönelmeyi fiziksel bir oyuna dönüştürmek gerekir. Çocuğa, burnunun ucunda görünmez bir fener olduğunu ve sizinle konuşurken bu fenerin ışığını sizin sesinize doğru tutması gerektiğini anlatabilirsiniz. “Şu an yüzünü tam bana döndün, beni dinlediğini hissetmek çok güzel” gibi olumlu pekiştirmeler, bu motor beceriyi sosyal bir anlama bağlar (Willings, 2025).
Gülümsemek veya ağlamak gibi temel ifadeler doğuştan gelse de, bu mimiklerin sosyal zamanlaması (ne zaman gülümseneceği) ve şaşırmak, kaş çatmak gibi daha karmaşık ifadeler sonradan öğrenilir. Çocuğunuzun bu ifadeleri öğrenebilmesi için dokunsal keşfe izin vermeniz şarttır.
Siz abartılı bir şekilde şaşırdığınızda, çocuğunuzun ellerini yüzünüze koymasına rehberlik edin. “Bak, şu an çok şaşırdım. Kaşlarım nasıl da yukarı kalktı, gözlerim açıldı ve ağzım ‘O’ şeklini aldı, hissediyor musun?” diyerek mimiği betimleyin. Sonra aynı hareketi onun kendi yüzünde yapmasını isteyin (Willings, Facial Expressions, 2026). Duygularla fiziksel hareketleri eşleştirmek, çocuğun donuk bir yüz ifadesinden kurtulup daha canlı ve tepkisel bir iletişim kurmasını sağlar. Ek olarak çocuklara işitsel ipuçlarını öğretmek de işe yarar bir çözümdür. Ses tonundaki değişiklikleri dinlemeyi onlara öğreterek işitsel ipuçları yakalamalarını sağlayabilirsiniz (Willings, Facial Expressions, 2026).
Gören bir çocuk, karşısındakini onaylamak için sürekli “Evet, haklısın” demez; sadece başını sallar. Görme engelli çocuklarda bu eksiklik, genellikle tepkisizlik olarak algılanır. Özel eğitimde bu tür beceriler “Fiziksel Rehberlik” ile öğretilir. Çocuğunuzla sohbet ederken, onu onayladığı bir anda çenesinin altından hafifçe destekleyerek başını aşağı yukarı sallamasına yardımcı olun ve “Bana başını sallayarak ‘evet’ dedin” diyerek eylemi isimlendirin.
Aynı durum el sallamak veya bir yeri işaret etmek için de geçerlidir. Veda ederken sadece “Görüşürüz” demek yerine, onun elini kendi elinizin altına alarak birlikte el sallama ritüelini gerçekleştirin.
Sözsüz iletişimden bahsederken, çocuğun sosyal kabulünü en çok zedeleyen durumlardan birine, yani stereotipik hareketlere değinmek gerekir. Sürekli sallanma, gözlerini bastırarak ovuşturma veya parmaklarını yüzünün önünde sallama gibi hareketler, genellikle çocuğun duyusal açlığını doyurma veya stresi atma yöntemleridir. Bu hareketleri “Yapma, dur!” diyerek yasaklamak işe yaramaz. Bunun yerine çocuğun ellerini meşgul edecek (stres topu sıkmak, cebinde küçük bir dokunsal obje taşımak) sosyal olarak daha kabul edilebilir alternatifler sunmak gerekir (Willings, Mannerisms & Behaviors, 2026).
Sözsüz iletişim, toplumun yazılı olmayan kurallar kitabıdır. Çocuğunuza sözsüz iletişimi öğretmek sosyal alanlarda kendisini daha rahat ifade edebilmesini sağlar. Çünkü insanlar, çocuğunuzun duruşuna, ona gülümsediğinde aldığı karşılığa ve kurduğu bedensel iletişime bakar. Beden dilini öğretmek sabır ister, ancak bu eğitim, çocuğunuza toplum içinde özgüvenle var olabileceği bir alan açar.
Geniş ailede tutum birliği sağlamak ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz: https://parilti.org.tr/genis-ailede-tutum-birligi-saglamak/
İndeks İletişim. (2024, Ağustos 26). Sözsüz İletişim Nedir? İndeks İletişim: https://www.indeksiletisim.com/sozsuz-iletisim-nedir/ adresinden alındı
Willings, C. (2025, Temmuz 3). Body Orientation & Facing Person. Teaching Visually Impaired: https://www.teachingvisuallyimpaired.com/body-orientation–facing-person.html adresinden alındı
Willings, C. (2026, Mart 17). Facial Expressions. Teaching Visually Impaired: https://www.teachingvisuallyimpaired.com/facial-expressions.html adresinden alındı
Willings, C. (2026, Mart 17). Mannerisms & Behaviors. Teaching Visually Impaired: https://www.teachingvisuallyimpaired.com/mannerisms–behavior.html adresinden alındı